Aynadaki Yabancı

08 / Ağustos/ 2017

Prosopagnozi İrem Doğanoğlu

Kimseyi tanıyamamak… Annenizi, babanızı, arkadaşlarınızı, kardeşlerinizi, sevgilinizi, sevmediklerinizi ve dahası aynaya baktığınızda kendinizi tanıyamamak, gördüğünüz yüzlere anlam yükleyememek,  parçaları bir türlü birleştirememek, düşünüldüğünde bir romanda yahut bir filmde olabilecek kurgusal bir durum gibi geliyor akla. Ancak bu durum bir kurgudan ibaret değil nadiren rastlanan bir hastalıktır.

Yunanca “prosopo"  yüz, "gnosis" ise algılama, tanıma demektir. Prosopagnozi diye adlandırılan bu rahatsızlık “yüz körlüğü” anlamına gelmektedir.  Bu durumda hastalar karşısındaki kişinin yüzünü ve kendi yüzünü tanımlayamaz ona bir anlam yükleyemez.Hatta enteresan bir şekilde bu hastaların rüyalarında da görsel imgelerin olmadığı gözlemlenmiştir. Gözlerdeki bir hasardan kaynaklı gibi görünse de aslında beynin görme duyusunu yöneten alanın hasarından kaynaklanır. Yani nöro-psikopatolojik bir hastalıktır. Beynin oksipito-temporal bölgesindeki(görme duyusunu yöneten bölüm) lezyonlardan dolayı oluşur. Vizüel agnozinin (görsel algı agnozisi) özel bir türüdür. Hastalarda tahrip olan yetenek yalnızca görsel algılama değildir. Aynı zaman da imgeleme yeteneği ve görsel hafıza da tahrip olmuştur. Bir beyin travması sonucu gösterir kendini çoğunlukla ancak nadir de olsa doğuştan meydana gelen bir hasardan dolayı oluşur. Hastalığın tespiti için fMRI teknikleri ve bir takım psikolojik testler uygulanır. Prof. Dr. Tülay Kansu Türk Nöroloji Dergisi’nde yayınlanan “Beyin ve Görme “ başlıklı makalesinde prosopagnozinin sol görme alanı kusurları ile beraber görüleceğinden bahseder. Yani tek başına kendini gösteren bir patoloji değildir.

Prosopagnozinin henüz doğrudan bir tedavisi yoktur. Ancak psikoterapi çeşitleri hastalara tavsiye edilir. Prosopagnostik kişiler ailesinin, tanıdıklarının ve kendisinin tasvirlerini dinlemeyi işe yarar bulurlar. Çünkü genelde kişileri belirgin bir detaydan tanırlar. Örneğin; bir doğum lekesi yahut saç rengi,saç şekli gibi. Aynı zamanda işitsel bilgilerde- mesela ses tonu- prosopagnostiklerin yardımcısı olur. Bir nörolog olan OliverSacks “Karısını Şapka Sanan Adam”(The Man Who Mistook His Wife for a Hat) adlı kitabında bu hastalık konu olmuştur.

Daha fazlasını merak ediyor iseniz eğer aşağıya bırakacağım linklerden faydalanabilirsiniz. Ancak yine ben tatmin olmadım merak ettikleri fazlası derseniz de psikoblog.ist’e  göndereceğiniz sorularınızı bekliyor olacağım. 





BİZE YAZIN

İsim

E-Posta


Yorumunuz