Bir Varmış Hep Yokmuş

14 / Şubat/ 2017

Amnezi Nisanur Korkmaz

Uyandı… Gözlerini açtığı bu yer de neresiydi böyle? Dün gece ne yapmıştı, şimdi neden buradaydı? Peki bu eşyalar, acaba hangileri gerçekten ona aitti? Düşündü, hatırlayamadı. Adını biliyordu, nereli olduğunu da, yaşını da bildiğini düşünüyordu; aynaya baktı, hatırladığından daha yaşlıydı.Bugün ise onun yaşadığı 150. silik günden başka bir şey olmayacaktı.

  Yeni bir güne uyandığımızda çoğumuz bir bilinmeze değil kendimizi ait hissettiğimiz bir gerçekliğe uyanırız genelde. Bir otel odasıyla kendi odamızı ayırabilir, dün olanları hatırlayabilir ya da tanıdığımız kişilerle her gün yeniden tanışma gereği duymayız. Ta ki amnezi gelip bizi bulana kadar. İşte o günden sonra büyük olasılıkla geriye kalan günlerimiz bizim için silik bir günden fazlasını ifade edemeyecektir.

  Peki, geri kalan tüm hayatımızı bizden çalan amnezi gerçekte nedir? Amnezi; gerçekler, bilgiler ve deneyimler gibi hatıraların kaybını tanımlayan ve yeni hatıralar oluşturmamıza engel olan bir beyin hasarıdır. Genelde fiziksel yaralanmalardan ötürü ortaya çıksa da psikolojik travmalar, inme, çeşitli enfeksiyonlar, beyin tümörü ve aşırı alkol kullanımı gibi sebeplerle de ortaya çıkabilir.Anterograd amnezi, travmatik amnezi ve disosiyatif amnezi en yaygın türleri olmakla birlikte amnezinin en modern türü ise şüphesiz gelişen teknolojiyle  hayatımıza giren dijital amnezidir.

  • Anterograd amnezi, yeni hatıraların (olayların) uzun süreli hafızaya aktarılamadığı amnezi tipidir. Bunun sonucunda hastalar bu tip amnezinin başlangıcından itibaren olmuş şeyleri, olaydan birkaç dakika sonra hatırlayamayacaklardır.
  • Travmatik amnezi, genellikle baş yaralanması sonucu olur. Travmatik amnezi çoğunlukla geçicidir; amnezinin süresi yaralanmanın derecesine bağlıdır. Orta seviyede bir travma, örneğin bir araba kazasında yaşanan, kazazedenin kazadan hemen önceki dakikalara dair hatırasının kaybolmasına neden olabilir.
  • Disosiyatif amnezi, psikolojik veya duygusal travma sonucu oluşan uzun süreli bastırılmış belleği tanımlamakta kullanılır.
  • Dijital Amnezi : https://www.youtube.com/watch?v=ZYkXcaE75SI

  Sinemada da amnezinin işlendiği birçok film bulunmaktadır. Memento (Akıl Oyunları), Clean Slate, Before I Go to Sleep (Uyuyana Kadar), 50 First Dates (50 İlk Öpücük) ve hatta Finding Dori (Kayıp Balık Dori) filminde bile amnezik karakterleri görebilirsiniz. Merak edenler ve sözcüklerden sıkılıp işe biraz görsellik katmak isteyenler için ilgili linkler aşağıda.Yok biz iyiyiz böyle diyorsanız da yazının devamı için sizi biraz daha aşağıya alalım.

Amnezi: https://www.youtube.com/watch?v=8-prLlC-OXc

50 First Dates (50 İlk Öpücük): https://www.youtube.com/watch?v=A2ZzZf7zkjM

Before I Go To Sleep (Uyuyana Kadar): https://www.youtube.com/watch?v=8-prLlC-OXc

Finding Dori (Kayıp Balık Dori): https://www.youtube.com/watch?v=bCLy5bPn9RU

 

  Amneziden bahsedip en tanınmış amnezik H.M.’den (Henry GustavMolaison) bahsetmeden yazımı bitireceğimi sandıysanız yanılıyorsunuz. Henry GustavMolaison, 1953 yılında 27 yaşındayken geçirdiği beyin ameliyatı sonrasında yeni bilgileri öğrenebilme, yeni deneyimleri belleğinin kalıcı bir parçası yapabilme becerisini yitirdi.

  Hayatının geri kalan 55 yılını neredeyse yeni hiçbir olayı, kişiyi, bilgiyi, bilip tanıdıkları arasına katamadan geçirdi. Bir anlamda belleksiz yaşadığı bu yarım yüzyıl boyunca insan belleğinin anlaşılmasına yönelik sayısız araştırmaya katıldı.

  H.M.’in amnezisi hem belirli bir zaman ve mekan içinde gerçekleşen deneyimlerini kapsayan episodik (olay) belleğini, hem de dünyada olup bitenlere ilişkin bilgisini kapsayan semantik (anlamsal) belleğini kapsıyordu. Yaşadığı dünya, neredeyse tamamen ameliyat öncesi döneme aitti; “babasının, ailesinin Louisiana’da Thibodaux’dan geldiğini biliyordu, 1929’da borsanın çökmesinden, II. Dünya Savaşı’ndan haberdardı. Berlin Duvarı’nın yıkılması, 11 Eylül gibi olaylar ve değişimler onu hiç etkilemeden, üzerinde hiç iz bırakmadan geçip gitti. Amnezisinin ameliyatın hemen öncesindeki 2-3 yılı kapsadığı da ortaya kondu.

  Ameliyat öncesi gençlik ve çocukluk döneminden anıları hatırlayabiliyor olsa da, zaman geçtikçe bu anıların ona ait belirli bir zamanda belirli yerde olmuş episodik anılar olmaktan çıkıp, kendisi ile kişisel bağı zayıflamış soğuk parçalara benzer bir konuma geldiği anlaşılıyordu. “Annenle ilgili hatırladığın en hoşuna giden anın hangisi?” sorusuna “Onun annem olduğu” yanıtını veriyordu. Anılar olmayınca belki duygular da olmuyordu. Babasının ölmüş olduğunu ancak onun evde olmadığını fark ettiğinde hissedebiliyor, ameliyat olan annesini ziyaret ettikten sonra bir araştırmaya katılmak için giderken yol boyunca bir telaş ve rahatsızlık hissediyor, sebebini tam olarak bilmese de ebeveynlerinden birine birşey olduğu endişesine kapılıyor ama bu endişe ertesi gün – annesini ziyaret ettiğini tamamen unuttuğunda – kayboluyordu.

  Katıldığı araştırmaların büyük bölümünü yöneten, araştırmalar dışındaki hayatını da düzenlemesine büyük yardımları olan ve ölümünden sonra bir dostunu kaybettiğini söyleyen SuzanneCorkin bile H.M. için her gün yeniden tanıştığı biri olarak kaldı. Her ne kadar 2 Aralık 2008 Salı günü ABD.’nin Connecticut eyaletinde uzun zamandır yaşamakta olduğu huzurevinde ölmüş olsa bile tıp dünyasına kattıklarıylave en tanınmış amnezik olarak hala yaşamakta.





BİZE YAZIN

İsim

E-Posta


Yorumunuz