Karanlıkta Diyalog

13 / Mayıs/ 2018

Turkcell Diyalog Müzesi Nisanur Korkmaz

"Karanlığa gözlerini aç, ışıkta gördüğünden çok daha fazlasını göreceksin." Aslında bu söz Karanlıkta Diyalog'da geçirdiğimiz serüveni özetler nitelikte. Peki nedir bu Karanlıkta Diyalog?

Turkcell Diyalog Müzesi (http://www.turkcelldiyalogmuzesi.com/); başta empati kurmayı ve içgörü kazandırmayı hedefleyerek asıl kurucusu Andreas Heinecke olan Karanlıkta Diyalog'u 2015 yılında bizlere sundu. 1 saat boyunca görme duyumuzu kullanmadan günlük hayattan kesitleri deneyimlediğimiz bu yolculuğu biz de sizlerle paylaşacağız.

Hafta içi ve cumartesi günleri 10:00 - 19:30; pazar günleri ise 12:00 - 19:30 saatleri arası Gayrettepe Metro İstasyonu -2. katta hizmet vermekte olan Diyalog Müzesi'nin her saat başı seansları mevcut. Bilet fiyatları ise Yetişkin: 33.00 TL  ve İndirimli (65 Yaş Üstü, Öğrenci, Engelli, Müzekart Plus Sahipleri): 24.00 TL olarak satışa sunulmakta. Size uygun bileti satış noktalarından temin ettikten sonra yapmanız gereken tek şey ise seans saatinizden 10 dakika önce giriş kapısının orda beklemek olacak.

Grubunuz giriş kapısında toplandıktan sonra çanta, mont, telefon gibi içeride size engel olabilecek her şeyi sizin için ayrılmış olan dolaplara bırakmanız rica ediliyor. Bu noktadan sonra yanınızda bulunduracağınız tek şey dolabınızın anahtarı ve isteğe bağlı olarak ufak bir miktar para (paranın sırrını ilerleyen kısımlarda anlayacaksınız :) ). Şimdi sıra değnekleri nasıl kullanacağımızı  öğrenmekte. Grubunuza eşlik eden bir görevliyle birlikte kapıdan giriş yaptıktan sonra sadece tek bir spot ışığın aydınlattığı bir sepet ve içinde bu yolculuktaki en yakın arkadaşınız olan değnekleri göreceksiniz. Burada değnekleri sağ elinizde tutmanız, omuz genişliğinde yolunuzu taramanız ve değnekleri havaya kaldırmamanız gibi temel bilgiler öğretilip tek sıra olduktan sonra karanlığa yolculuğunuz resmen başlamakta. İzleyeceğiniz rota ise; giriş, pazar yeri, tramvay yolculuğu, sinema, vapur yolculuğu ve son olarak kafe bölümü.

Bu yolculukta ilerleyebilmek için yapmanız gereken şey; sol elinizi duvardan ayırmayarak serüveniniz boyunca duvarı takip etmek ve olabildiğince değneğinizi doğru kullanmaya çalışmak. Durmak için ise yapmanız gereken hiçbir şey yok, zaten önünüzdeki kişiye çarparak istemeseniz de duruyorsunuz.Bu aşamada belirtmeliyim ki yürüdüğünüz her yer tamamen düz olup herhangi bir düşme yada yaralanmaya sebebiyet vermeyecek şekilde tasarlanmıştır.  Kısa bir alıştırma yürüyüşünden sonra sağa, sola dönmeye ve ilerlemeye biraz da olsa alışıyorsunuz ve o son ışıkla vedalaşıp hiçbir şey görmez hale geldiğinizde içinize düşen endişe yerini biraz rahatlamaya bırakıyor. İçerde iletişim kurmanızın tek yolu konuşmak olduğundan, grubunuzun bir arada bulunduğunu ve bir diğer arkadaşınızın geride kalıp kalmadığını anlamak adına herkes isimlerini söylüyor ve burada danışmanınızla birlikte ufak bir tanışma faslı yapılıyor. Rotanızda bulunan aşamaları tamamladıkça birçok şey öğreniyor ve yeni bakış açıları kazanıyorsunuz. Muhtemelen karanlığın içinde dokunduğunuz şeyin bir patates olduğunu anlamanın zorluğunun, karşıdan karşıya nasıl geçeceğinizin tedirginliğinin, tramvay yolculuğunda o meşhur İstiklal caddesinden geçerken duyduğunuz bir enstrüman sesinin güzelliğinin, görmeden izlediğiniz o sinema filmindeki tango yapan adamla kadının tutkusunun, binbir zorlukla bindiğiniz vapurun hafif sallantılı gidişinin ve kafede yanınıza aldığınız parayı ayırt edip ödeme yaparak aldığınız sodanın sade değil de meyveli çıkışının size yaşattığı tecrübeyi bir daha hiçbir yerde bulamayacaksınız. Size daha sıranın en başındaki arkadaşların tur bittiğinde nasıl sıranın en sonuna geldiklerinden tutun da danışmanımızın sanki hepimizi görüyormuşçasına zorlandığımız her an eliyle koymuş gibi bizi bulup yardım etmesine kadar türlü türlü güzel ve komik anılar anlatabilirim fakat gidip kendinizin bu anıları biriktirmesini ve sonra bizlerle paylaşmasını inanın daha çok isterim, o yüzden yazıma burada son vereceğim.

Karanlıkta Diyalog şüphesiz ki bize çok şey kattı, çok şey öğretti. Artık karanlık bir yerde tedirgin olmuyorsam sağa sola her yerimi çarpmadan daha iyi daha dikkatli hareket edebiliyorsam bile bu yüzdendir. Orda tanıştığımız güzel insanlarda cabası. Başta danışmanlarımız olmak üzere, grubumuzdaki diğer arkadaşlarımıza ve bizimle ilgilenen tüm görevli arkadaşlara çok teşekkür ederiz.

Karanlıkta Diyalog'u bizim için özel yapan bir başka şey ise sitemizin 1. yılını bu etkinlikle taçlandırmak ve yaptığımız çekilişle 4 arkadaşımızı daha ekibimizle beraber bu serüvene götürmek oldu. Onların düşüncelerini ve yorumlarını ise aşağıda bulabilirsiniz.

Çekilişi kazandığımı öğrenene kadar Karanlıkta Diyalog etkinliğinin varlığından haberim yoktu.Öğrendikten sonra merakım ve beklentim arttı açıkçası.Çünkü her zaman böyle farkındalıkların yaşanması gerektiğini düşünen bir insanım.Bu etkinliği deneyimledikten sonra da bu yöndeki düşünceme daha çok hak verdim.Salona girdiğimde ben de arkadaşlarım da çok heyecanlı ve meraklıydık.Hiçbir şey görememek beni başlarda biraz ürküttü, çünkü evde bile karanlıkta 10 saniyeden fazla kalamam hemen bir ışık kaynağı ararım.Orda da öyle oldu ama ilerledikçe yapabileceğimi düşündüm yanımdaki arkadaşlarımdan da biraz güven aldım ve sanırım en sonunda görebileceğimi bilmek bana güven verdi.Fakat görme engelli insanların en sonunda görebileceklerinin garantisi yok bu gerçekten çok üzücü.Rehberimiz, sorduğumuz soru karşısında bundan sonraki hayatında görmek istemediğini söylediğinde çok şaşırmıştık, açıklama olarak “benim zihnimdeki dünyayla, gözlerim gördükten sonra karşılaşacağım dünya farklı olursa bunu kaldıramam, böylesi çok daha iyi” sözü hala kulaklarımda.Bu etkinlik sayesinde görme engelli veya diğer başka engelleri olan kişileri anlamak için sadece birkaç saniyeliğine “sözde” kendimizi onların yerine koymanın yetmediğini, bizzat bunu deneyimleyip onları “gerçekten anlamamız” gerektiğini fark ettim.Harika bir rehberimiz vardı, etkinliğin sonuna kadar onun görme engelli biri olduğuna inanamadık, mucizevi bir şeydi.Trafikte her karşıdan karşıya geçişimde sesli yaya geçidini görünce aklıma bu etkinlik geliyor ve duygulanıyorum.Herkesin kesinlikle gidip deneyimlemesi gereken bir şey diye düşünüyorum.Bu çekilişi yaparak bize bunu deneyimleme fırsatı veren arkadaşlarımıza da gerçekten çok teşekkürler. Aleyna Baran

 

Turkcell Diyalog Müzesi aracılığıyla 1saat boyunca karanlık bir ortamda görme engelli dostlarımız gibi İstanbul seyahati yapma fırsatı edindik bu etkinlikle beraber. Oldukça farklı bir tecrübeydi. İstanbul gibi yoğun nüfuslu bir şehirde görme yetisini kullanmadan sadece seslere kulak vererek , dokunarak yahut koklayarak yaşamanın bu denli zor olacağını tahmin edemezdim. Her zaman empati yapmaktan bahsederiz ya gerçekten bunu deneyimlediğimiz zaman anladım ki aslında daha önceden hiç empati kurmamışım. “Yaşayan bilir” deyimi ne kadar doğruymuş meğerse… Gerçekten yaşayıp deneyimleyince fark ettim ki şehir onlar için binbir çeşit zorluklarla dolu, tehlikeli ve biz aslında onların yaşantısını kolaylaştırmak adına hiçbir şey yapmıyormuşuz ve de rehberimiz Özden Bey bana çok önemli bir şeyi öğretti; “Her şeye rağmen hayatı sevmek.” Kendisi inanılmaz derecede pozitif, yaşamayı seven, kültürlü ve eğlenceli bir kişiydi. Onu tanıdığıma çok memnun oldum ayrıca bana öğrettikleri ve farkındalık yarattığı şeyler için de minnettarım. Herkese şunu rahatlıkla tavsiye ederim ki gidip bir saat boyunca bu deneyimi yaşayın ve işte o zaman gerçekten empati kurmuş olacaksınız. İrem Doğanoğlu





BİZE YAZIN

İsim

E-Posta


Yorumunuz