Kim Bu Narsistler?

05 / Mart/ 2018

Narsisizm Nisanur Korkmaz

Hikayemiz şöyle başlıyor; Narcissus bir gün suda kendi yansımasını görmüş ve ona aşık olmuş.Saatlerce onu seyredip durmuş.Suyun üzerinde duran, kendisine bakan ama ona karşılık vermeyen bu imge tam da ona sarılacakken birden yok olmuş. Sonunda Narcissus aşkına kavuşmak için suya atlamış ve boğularak ölmüş.Sonuçta aşık olmak için kendisinden daha mükemmel bir şey bulamayan Narcissus en iyisini ararken kendi canından da olmuş.Tam da narsistlere göre bir hareket değil mi? İşte ilk nasrsist olan Narcissus'un hikayesi böyle.

 Biraz da bilimsel konuşmak gerekirse narsizim; ismini mitolojik bir karakter olan Narcissus’dan alan ve psikolojik tanım olarak da kendini aşırı sevme, aşırı güvenme ve büyük görme gibi özellikleri kapsayan bir kavramdır.

 Narsistik kişilik bozukluğu ise; kişinin kendisini fazlaca önemli, yetenekli ve üstün görmesi, zihninin sürekli başarı kazanma ve önde olma ile meşgul olması, sürekli ilgi ve hayranlık görme ihtiyacı, eleştiri ve değerlendirmeye aşırı tahammülsüzlük ve tepki, empati ve anlayış yoksunluğu özellikleriyle tanımlanan kişilik bozukluğudur.

Peki bu narsistliğin sebebi nedir?  Genetik faktörlerle birlikte bu bozukluğa sahip olan kişilerde aile faktörü de çok önemlidir.Erken çocukluk dönemlerinde anne ve babasından yeterli duygusal sıcaklığı görememiş, anneye kendini fark ettirememiş ve anne imgesinden mahrum kalmış çocuklar narsistik özelliklere yatkın olabilir.Bununla birlikte anne ve babasının çocuğun özelliklerini sürekli olarak yüceltmesi, her istediğini ona altın tepsiyle sunması kısaca fazlaca şımartması da narsistik bozukluğun ortaya çıkmasında önemli bir etkiye sahiptir.Ayrıca çocukluk çağındaki travmalarında narsistlik üzerinde etkisi olduğu bilinmektedir.

Narsist kişilerin toplumda görülme oranı %1 olarak açıklansa da alkışın, taktirin ve başarının bol olduğu her yerde ya narsist yada narsistlik yolunda ilerleyen insanlara rastlamak pek de zor olmayacaktır.Aşağıdaki özelliklerden beş veya daha fazlası bir bireyde mevcutsa narsistik kişilik bozukluğu tanısı konulabilir.

  • Kendisinin çok önemli olduğunu düşünen kişiler
  • Sürekli olarak sınırsız güzellik, zeka, güç veya kusursuz sevgi üzerine kafa yoran kişiler
  • Her zaman beğenilmek isteyen kişiler
  • Kendinin eşi bulunmaz biri olduğunu düşünen kişiler  
  • Kendinin kayırılacak biri olduğunu düşünen ve hak kazandığını zanneden kişiler
  • Başkalarını kendi çıkarları için kullanan kişiler
  • Başka insanların duygularını anlamada isteksiz kalan, empati yapamayan kişiler
  • Başkalarını kıskanan ya da başkalarının onu kıskandığını düşünen insanlar
  • Kendini beğenmiş ve küstah bir kişiliğe sahip olan kişiler

Narsistik kişilik bozukluğu; antisosyal, Borderline ve histrionik kişilik bozuklukları ile birlikte görüldüğünden teşhisi oldukça zordur ve bir narsist de asla 'Ben narsisistim' diye tedaviye gelmez.Hal böyle olunca belki de gerçek narsistlerin oranı %1'den daha da fazla olabilir.Genellikle depresyon yüzünden yardıma başvuran narsistler övülme,başarı ve sevilme beklentilerinin karşılanmadığını düşündüklerinden yaşadıkları hayal kırıklıklarından şikayetçidirler.Başvurdukları doktorların da kendilerini övmesini, takdir etmesini ve şımartmasını isterler.Böyle olmazsa terapiyi bırakabilirler.Bu yüzden narsist olduğu bilinen bir hastanın terapiye bağlanması için başlangıç aşamasında beklentilerini belirli bir seviyede karşılamak da önemlidir.

Narsist kişilerin ikili ilişkileri de karşısındaki kişiyi kullanmaktan ve onu kendine bir basamak yapmaktan ibarettir.Bu durumda gerçek dost yada iyi bir eş olma konusunda da problemler yaşamaları muhtemeldir.Ne de olsa zirve tek kişiliktir.Empati sorunları ve en iyi ihtimalle yüzeysel acıma duygularına karşı ağır basan hırs ve kin duygularının da iyi ilişkiler kuramamalarında etkisi büyüktür.Uğur İlyas Canbolat'ın da dediği gibi; vefa, narsist birey için sadece İstanbul'da bir semt adıdır.

TED - Ed Narsisizm: https://www.youtube.com/watch?v=arJLy3hX1E8





BİZE YAZIN

İsim

E-Posta


Yorumunuz