Kokoloji - Kendini Keşfetme Oyunu

19 / Nisan/ 2019

Kokoloji Nisanur Korkmaz

İnsanın kendini tanıma ve anlama merakı dipsiz bucaksız bir kuyu, e hal böyle olunca da eminim hepimizin yolu bir şekilde kendimizi keşfetmek üzere videolar izlemek, kitaplar okumak, testler çözmek gibi yöntemlerle kesişmiştir. Peki hiç kendinizi keşfetmek için bir oyun oynamayı denediniz mi? Nasıl mı dersiniz, işte bu sorunun cevabı Kokoloji'de saklı!

Kokoloji; işin özünde Isamu Saito ve Tadahiko Nagao'nın bizlere kazandırdığı bir kişilik oyunu. Amacı ise; insanın günlük hayatı içerisindeki hallerini ve kararlarını inceleyerek, kişiliği hakkında saklı şifrelere ulaşmak diyebiliriz. Yalnız Kokolojiyle ilgili bilmemiz gereken 7 kural dışında, bu oyunun her şeyden önce eğlenmek ve şaşırmak için üretildiğini unutmayın.

BİLMEMİZ GEREKEN 7 GERÇEK

1- Çok Fazla Düşünmeyin: Sorulara vereceğiniz cevaplar tereddütsüz, o an aklınıza geldiği gibi ve samimi olmalı. Neyin doğru neyin yanlış olacağını düşünürken, hesaplar yaparken büyük şansları kaçırabilirsiniz.

2- Kalabalık Öğretici Olabilir: Bu oyunu arkadaşlarınızla oynamak hem daha eğlenceli hem de daha öğretici olacaktır. Kendinizle beraber başkalarını da anlayacak, benzerliklerinize ve farklılıklarınıza şaşıracaksınız.

3-Kendinizi İspatlamaya Çalışmayın: Doğru olanı tahmin etmeye ve hatadan kaçınmaya çalışmayın.

4- Samimi Olun: Kendinizi sürpriz sonuçlardan korumanıza gerek yok. Hatalarınızı ve eksiklerinizi korkak bir şekilde beklemeyin.

5- Sürprizi Bozmayın: Cevaplarınız içinde doğru ya da yanlış, iyi ya da kötü olmadığını bilmeniz gerekiyor. Cevaplara bakıp kopya çekmeyin.

6- Gözlemleyin: Oyunun size sunduğu hikayeler karşısında kendinizi ve diğerlerini gözlemlemek size çok şey öğretecek.

7- Tek Bir Doğru Yok: Bu oyun içinizi ve dışınızı keşfetmek adına bir başlangıç noktası. Cevaplarınızın karşılığında aldığınız yorumlar size bir yön verebilir ama size kesin doğruyu vermez. Yoruma açık ve yönlendiricidir. Keşfetmekten korkmayın ve kendi yorumunuzu da katın.

Evet, bilmemiz gereken kurallara da göz attığımıza göre işte karşınız da bir Kokoloji örneği!

Dikkat! : Hikayenin içinde size 4 adet soru yöneltilecek. Cevapları ister aklınızda tutabilir, ya yok ben unuturum öyle diyorsanız da bir yere not alabilirsiniz. Sonuçlar için sayfayı biraz daha aşağı kaydırmanız yeterli olacak. Hadi o zaman kendimizi keşfedelim...

 

BİRİCİK

Sokakta yürürken, kaldırımda bir kilim üzerine dizilmiş ürünlerin satıldığı küçük tezgahlarla karşılaştınız.

Bu tezgahlarda yağlı boya resimlerinden tutun da takı eşyalarına varana kadar birçok farklı ürün var ve bunlar son derece ilgi çekici şeyler.

Elbette hepsi el yapımı ürünler oldukları için aynı üründen yalnızca bir tane var.

Dahası, bu ürünler içerisinde son derece ustalıkla işlenmiş olanları da var ki cazibeleri hiçbir pahalı üründen aşağı kalmaz.

Bu tezgahların satıcıları genelde enteresan tiplerdir. Ayaküstü uğrayıp biraz laflamak keyifli olabilir.

1. Siz de kendi yaptığınız takıları yol kenarında bir tezgah açarak satmaya karar verdiniz. Kaç çeşit takı hazırlarsınız?

2. Biri tezgahınıza yaklaştı, ancak şöyle bir baktıktan sonra hiçbir şey almadan arkasını dönüp gidiverdi. O an kalbinizden geçen şey ne oldu?

3. Büyük bir ilgi ile takıyı eline alıp inceleyen birisi var. Elinde tuttuğu sizin en beğendiğiniz, iftihar ettiğiniz eseriniz. Bu takıyı ona ne şekilde tavsiye edersiniz?

4. Yavaş yavaş tezgahınızı toplama vaktiniz geldi. Bugün satışlar nasıldı?

 

 

CEVAPLAR

Takılar psikolojide "bireyin kendisini göstermek için yarattığı kişiliğini (maskesini)" temsil eder. Bu durumu özellikle el yapımı takılar ile sınırlandırdığımızda da takılara yüklediğimiz anlam daha çok güçlenir.

1. Kaç Çeşit Takı Hazırladınız? : Buradaki cevabınız insanlara gösterdiğiniz diğer yüzlerinizin sayısını gösteriyor.

Sevgilinize gösterdiğiniz yüz, arkadaşlarınıza gösterdiğiniz yüz, ailenize gösterdiğiniz yüz gibi. Ee kaç farklı yüzünüz varmış?

2. Burada da aşk acısı çektiğiniz zaman hissettiklerinizi göreceğiz.

"Ne hoşuna gitmedi acaba?" diye özeleştiri mi yaptınız?

"Tek müşteri o değil ki!" diyip, düşünmekten vaz mı geçtiniz?

"Tasarımdan anlamıyor demek ki!" diyerek kendinizi teselli etme yolunu mu seçtiniz?

3. Takınızı tavsiye ederken dikkat çektiğiniz nokta; insanların görmelerini istediğiniz artılarınızı ve tavsiye ederken izlediğiniz yol; kendinize özgü insanları etkileme yönteminizi yansıtıyor.

Az ve öz konuşarak doğal halinizle etkilemeyi mi tercih ederdiniz?

Yoksa, aynı şeyleri tekrar tekrar söyleyerek etkilemeyi mi denerdiniz?

"Ben hiçbir şey söylemesem de anlayan yine anlar!" diye müşteriyi etkilemek için özel çaba sarf etmeyen bir kişi de olabilirsiniz.

4. Burada da öz değerimizi (kendimize verdiğimiz değeri) anlıyoruz.

"Hepsini sattım, bitirdim!" şeklinde cevaplayanlar; son derece yüksek özgüvene sahip kişiler. Bu  özgüvenin bir kendini beğenmişliğe dönüşmemesine dikkat edin.

"Hemen hemen hiç satamadım." şeklinde cevaplayanlar; kendinizi fazla küçümsüyorsunuz. Mütevazılığın fazlası bazen ters etki yaratabilir, dikkatli olun.

"Yarısını sattım." şeklinde cevaplayanlar; gerçekçi bir şekilde öz değerlendirme yapabiliyorsunuz. İnsanlarla pek fazla sürtüşme yaşamıyor olmalısınız.

 

                                                             

İstediğimiz cevapları da aldığımıza göre bu Kokoloji hikayemizin sonuna geldik demektir. Yazımızın sonunda; "Ya bu güzelmiş, eğlendim de.." diyenlerdenseniz Kokoloji serisinin diğer hikaye ve kitaplarına göz atabilirsiniz. "Yok bana yetti bu kadar Kokoloji falan!" diyenlerdenseniz de başka keşiflerde görüşmek üzere...

Satın Almak İsterseniz: https://www.dr.com.tr/kitap/kokoloji/hobi/eglenceli-kitaplarhediyelik-kitaplar/urunno=0000000197193





BİZE YAZIN

İsim

E-Posta


Yorumunuz