Sen Söyleme Ben Anlarım!

17 / Temmuz/ 2018

Beden Dili Nisanur Korkmaz

Hepimizin iletişim kurmak için sözlü iletişimden fazlasına ihtiyaç duyduğumuz bir zaman olmuştur. Çünkü sözcükler temel olarak birçok şeyi anlatsa bile bazı noktalarda bilmek istediğimiz şeyleri bize söylemekte eksik kalabilir. Örneğin; bir iş görüşmesinde iyi bir izlenim bırakmanın zor olduğu bu zamanlarda kendinizi daha iyi ifade etmek için, babanızdan izin istemeniz gereken bir durumda ters bir tepki alacağınız değil de izni kapacağınız bir anda konuşmak için ya da patronunuza pek de hoşuna gitmeyecek haberi verecek kurban siz seçildiğinizde veya hoşlandığınız kişinin yanında iptal olan mantığınızla "Acaba o da benden hoşlanıyor mu?" sorusuna cevap ararken ve arkanızdan döndürmediği dolap kalmamışken yüzünüze gülmekten çekinmeyen sözde arkadaşlarınızın yanında sözcüklerden daha güvenilir bir yardımcıya ihtiyacınız olabilir.

Peki yukarıda anlata anlata bitiremediğim bu süper yardımcı nedir? Cevabı; beden dili, sözel olmayan iletişim ya da sözel olmayan davranışlar olarak birçok şekilde isimlendirilebilir fakat bu yazımızda bundan daha çok beden dili olarak bahsedeceğim. Beden dili aynen konuşma gibi bize bilgi sağlayan farklı bir yoldur. Fakat bu bilgileri; mimikler, jestler, dokunma (haptiks), fiziksel hareketler (kinesis), vücudun duruşu, beden donatıları (kıyafetler, mücevherler, saç tarzı, dövmeler vb.), ses tonu, tınısı ve yüksekliği (konuşmanın içeriği dahil olmamak şartıyla) gibi şeylerle sağlar ve farkında olmasak da kişilerarası iletişimin %60-65'lik kısmından sorumludur. Genel olarak insanlar beden dili ile kurdukları bu iletişime dikkat etmediğinden kişilerin gerçek niyet,duygu ve düşünceleri beden dili ile açığa çıkabilir. Bu noktada insanları daha iyi anlama yolunda beden dili oldukça önemli bir bilgi kaynağı haline gelir.

Beden dili üzerinde çalışan araştırmacıların ve bu yazıyı okuduktan sonra belki sizin de insanları okumak için gözlemlemeniz gereken 5 temel bölüm vardır. Bunlar; ayak ve bacak davranışları, gövde işaretleri, kol davranışları, el ve parmak davranışları ve yüz davranışları olarak sınıflandırılabilir. E tamam da nasıl yapacağız biz bu işi derseniz de işte sizin için insanları okumanıza yardımcı olacak 10 kural;

1-İyi Bir Gözlemci Olmak (Evet, biliyorum biraz klişe...): İnsanları okumanın en temel yolunun iyi bir gözlemci olmaktan geçtiğini tahmin etmek çok da zor olmasa gerek. Fakat çoğu insan söz konusu gözlem yapmak olduğunda yaşama karşı gözleri bağlıymış gibi davranmayı seçer. Bunun bir nedeni yetiştiğimiz toplumların sözel olmayan davranışları göz ardı ederek gözlem yapmanın önemini bize söylememiş olması olabilir ya da kim bilir duyduklarımıza inanıp ona göre şekil almak her zaman daha kolay bir yol olmuştur. Fakat daha fazlasını isteyenler gözlem becerimizi geliştirmek için iplerin bizim elimizde olduğunu hatırlamalı ve iyi bir gözlemci olmak için çalışmaya başlamalı. Şimdi burada biraz azimle süper bir gözlemci olabilirsiniz diyemem ama "Aramız çok iyiydi neden küstük anlamadım!", "4 yıldır beni aldatıyormuş nasıl da fark edememişim!", "Bana hastayım demişti oysa sadece bahaneymiş!" diyenler sizler olmak istemiyorsanız şu gözlem işini biraz daha önemseyin derim.

2- Davranışları Olaylarla Birlikte İncelemek: Eğer hala bana sabredip yazınının buralarına kadar geldiyseniz insanları anlama mevzusunun ilginizi çektiği aşikar. Madem bu konuda meraklı ve hevesliyiz bu aşamada yapabileceğimiz büyük bir hatayı yapmamak için tam da burada frene basıyoruz. Beden dili okumanın en temel ve birinci yolu olan gözlemin önemini kavradıktan sonra ister istemez meraklı gözlerle insanları inceleyeceğimizden şüphe yok. Biz bir köşede pusuya yatıp "İşte ayağını sallıyor niye gerildi şimdi bu!" ya da "Elini burnuna götürdü kesin yalan söylüyor, yakaladım seni!" demeden önce incelediğimiz kişilerin içinde bulunduğu durumları da değerlendirmemiz şart, yani ortada bir yalandan ziyade geçekten kaşınan bir burun da olması mümkün. Örnekleri çoğaltmak gerekirse bir kaza, önemli bir sunum veya heyecan duygusu oluşturacak bir olayda limbik sistemimizin bizi ele geçirerek gerginlik, terleme, titreme ve yanlış kararlar alma gibi tepkilere sebep olma ihtimali yüksek. Böyle durumlarda beden dilini okumak kadar olayları iyi yorumlamak ve ondan sonra yargıda bulunmak yanlış anlaşılmaları önleyecektir.

3-Sözel Olmayan Evrensel Davranışların Tespiti: Birçok insanda aynı şekilde görülmesi nedeniyle evrensel olarak kabul edilen bazı beden hareketleri vardır. Örneğin; karşınızdaki kişinin dudaklarını birleştirerek neredeyse gözükmeyene kadar ağzının içine çekmesi (dudak büzme) o kişinin endişelendiği bilgisini bize verir. Eminim siz de karşınızdaki kişi böyle bir davranış sergilediğinde bir şeylerin yolunda gitmediğini kolayca anlarsınız. Bu evrensel hareketlerin tespiti özellikle aynı dili konuşamadığınız yabancı ülkelerde kuracağınız iletişimi kolaylaştıracaktır.

4-Sözel Olmayan İdyosenkratik (Özel Durumlarla İlgili)  Davranışların Tespiti: Sözel olmayan evrensel davranışların tüm insanlar için ortak bilgiler taşıdığından 3. maddede bahsetmiştik. Şimdi de herkes tarafından anlaşılması mümkün olmayan ancak karşımızdaki kişilerle sürekli iletişim halinde olduğumuzda gözlemleyebileceğimiz idyosenkratik davranışlardan bahsedeceğiz. Bir kişiyi ne kadar iyi tanır ya da daha çok etkileşimde bulunursak o kişinin idyosenkratik davranışlarını da o kadar iyi ölçüde anlayabiliriz. Tahmin edersininiz ki arkadaşlar, aile üyeleri ve iş arkadaşları gibi bireylerde bu tip davranışları tespit etmek daha kolay olacaktır. Örnek vermek gerekirse önemli bir sınav, sunum, gösteri ve davet gibi hazırlıklar içinde olan kişilerin kafalarını kaşıdığını ya da dudaklarını ısırdığını görebilirsiniz bu hareketler onlar için streslerini yatıştırmanın bir yoludur. Eğer bu bireyler uzun süre bu strese maruz kalırlarsa zamanla bu davranışlar birey için kalıcı hale gelerek stresle baş etme yoluna dönüşebilir. Böylece bu idyosenkratik davranışları birçok durumda gözlemler hale geliriz.

5-İnsanların Temel Davranışlarının Tespiti: Beden dilini okumada başarılı olmanın bir diğer kuralı ise incelediğimiz insanların temel davranışlarını bilmektir. Bu insanların normal koşullarda nasıl göründüooklerini, nasıl oturduklarını, ayaklarının normal pozisyonunu, ellerini nereye koyduklarını, duruşlarını (postür), genel yüz ifadelerini, başlarının eğimini hatta günlük hayatta eşyalarını nereye koyduklarını gözlemlemek önemlidir. Çünkü ancak normal olanı bilirsek normal olmayan davranışları anlayabilir ve beden dilini doğru okuyabiliriz. Örneğin karşınızdaki kişinin boyun çukuruna dokunduğunu ya da kolyesiyle oynadığını gördüğümüzde bunun güvensizlik, rahatsızlık, korku ya da endişeye neden olan bir durumdan dolayı gerçekleştiğini düşünmemiz gerekir ancak bu davranışı huy edindiğini bildiğimiz bir arkadaşımız yine böyle bir davranışta bulunduğunda ortada rahatsızlık, korku ya da endişe duyulacak bir durum olmadığını bilmek bizim için zor olmayacaktır.

6-Sıralı Davranışları Yakalamaya Çalışmak: Beden dilini okumada davranışların ayrı ayrı tespiti kadar bu davranışların birlikte oluşturduğu bütünü de görebilmemiz çok önemli. Ayrı ayrı tespit ettiğimiz her davranışı bir yapbozun parçaları gibi düşünebiliriz ve elimizde ne kadar çok parça varsa resmin bütününü tamamlamamız da o kadar kolay olur.

7-Ani Davranış Değişikliklerinin Tespiti: Davranışlardaki ani değişiklikler kişilerin içinde bulundukları yeni durumlara karşı ne hissettiklerini bize gösteren en iyi ipuçlarıdır. Kimi zaman normal bir günün ortasında üzücü bir haber aldığımızda ya da aylardır gitmeye can attığımız konserin biletlerinin tükendiğini öğrendiğimizde doğal olarak hiçbirimiz sevinç belirtileri göstermeyiz, bu beklendik bir sonuçtur. Oysa bu maddede anlatmaya çalıştığım şey biraz daha karmaşık. Örnek vermek gerekirse; uzun ve güzel giden bir ilişkiye sahip olduğunuzu ve artık evlilik teklifi almanız gerektiğini düşünüyorsunuz. Sevgiliniz de doğum gününüzü kutlamak için size güzel bir sürpriz hazırlıyor ve sıra hediye faslına geliyor. Her şey iyi, güzel işte şimdi beklediğiniz an diye düşünürken hediyenizin bir yüzük değil de bir kolye olduğunu görüyorsunuz ve o hayal kırıklığını gizlemeye çalışarak gülümsemeye devam ediyorsunuz. İşte o anda yüzünüzde istemsizce oluşan bu tepki anlatmak istediğim şeye örnek gösterilebilir.

8- Yanıltıcı ve Gerçek Tepkilerin Ayrımı: Beden dili ilgi çekici bir konu olduğundan bu alanda çalışan çok sayıda kişi olduğunu söyleyebiliriz. Böyle bir durumda bu konuda bizden çok daha ilerde olup kendini bu alanda geliştirmiş insanlarla karşılaşma ihtimalimiz de yüksek. Eğer bir gün özellikle de beden diline  vakıf insanları okumaya çalışırsanız yanıltıcı ve gerçek davranışların ayrımını gözden kaçırmamaya çalışın derim.

9- Rahat mı Rahatsız mı? : Beden dilini okumaya çalışanlar, özellikle de biz acemiler için başta işimizin biraz zor olduğunu kabul ediyorum. O yüzden karşımızdaki kişiyi okumaya çalışırken eğer bu hareketin ne anlama geldiği konusunda kararsızsak bakmamız gereken temel durum kişinin "Rahatlık  ya da Rahatsızlık" durumu olacaktır. Memnuniyet, mutluluk, gevşeme gibi davranışları rahatlıkla açıklarken; memnuniyetsizlik, mutsuzluk, endişe, stres, gerginlik gibi davranışları rahatsızlık kategorisinde değerlendirebiliriz. Çoğu durumda gözlemlediğimiz davranışları bu iki gruptan birine yerleştirmek durumu kurtaracaktır.

10-İnsanları Gözlemlerken Bunu Belli Etmeyin! : Özellikle Türkiye gibi bir ülkede bu maddeye dikkat etmek çok önemli arkadaşlar. İnsanları gözlemliyim, beden dilini anlayayım derken "Hayırdır, ne bakıyorsun öyle!" gibi cümlelere maruz kalmak istemiyorsanız azıcık dikkat etmekte fayda var. Emin olabilirsiniz ki bu işte pratik yaptıkça zaten gerekli hareketleri ayırt etmeye başlayacaksınız.

Hala pes etmeyip buralara kadar okuduysanız görüşlerinizi de benimle paylaşırsınız artık :)  Her türlü görüş ve önerileriniz hatta yazının devamı da gelsin derseniz Instagram hesabımızdan (http://www.instagram.com/psikoblog.ist/?hl=tr) bize ulaşabilirsiniz.





BİZE YAZIN

İsim

E-Posta


Yorumunuz